>Prenses sendromunun insanliga zararlari

>Prenses sendromu asil olarak kadinlari hedefleyen ancak erkekleri de dolayli olarak etkisi altina alan ciddi bir hastalik, gercek askin ve sevginin en buyuk dusmani. Tuketimi pompalarken dunyaya ve insanlara verdigi maddi ve manevi zarari anlatmanin imkani yok. Bu sendrom, gunluk hayatin akisinda surekli olarak beyinlerimize ve bilinc altimiza sinsice gonderilen mesajlarla tohumlaniyor. Daha sonra da yilin belli gunlerinde uyulmasi gereken rituellerle hayatin akisini tamamen kendi yonune cekiyor. Irk, dil ve din ayrimi gozetmeden butun dunyayi etkisi altina almis durumda. Hastaligin cikisi maddiyata dayansa da, etki alani maddi gucten bagimsiz. Bu yuzden de tahrip gucu cok yuksek, gercek aski basit, maddi olcutlere indirgeyerek sinsice yoketme gucu cok siddetli.

Bu senelik ritueller tum dunyada genelde ayni gunlerde kutlaniyor, sevgililer gunu, anneler gunu, cart curt gunu gibi. Sevgi ve duygu dolu mesajlarla butun medya araclari kullanilarak insanlara direk ve endirek olarak tuketim gerekliligi isleniyor. Sevginin ancak maddi hediyelerle gosterilebilecegi, surpriz yapilmasi gerekliligi kaziniyor beyinlere. Sevilen yada yeteri kadar sevilmese de kendini seviliyor hissetmesi istenen kisinin mutlu olmasi icin gereken sartlar ve kurallar bastan belirlenmis zaten. Cicek sart mesela. Ne kadar pahaliysa sevgi o kadar buyuk demek. Yuzuk, mucevher, surpriz tatiller, pahali her turlu hediye bu rituellerin en onemli elementlerinden.

Prenses sendromu, kadinlarin ortacag ogretilerinden kalma rollerinin uzantisi aslinda. Akilli, ileri goruslu, hayatini bilime yada icsel yolculuklara adayan butun kadinlarin cadi suclamasiyla yakilip katledilmesi sonucunda ortaya cikan sessiz, korumaya, sevgiye ve ilgiye muhtac, ancak bir erkegin sayesinde mutlulugu bulabilen insan modelinin temeli. Erkekler icin de guc, statu, ustunluk gostergesi.

Aslinda tuketim amacli butun bu tur kutlamalarin insanlara dayatilip, duygu somurusu haline getirilmesi basli basina bir sorun. Kutlasan bir turlu, kutlamasan bir turlu. Hediye almasan kendini suclu, alsan salak gibi hissedersin. Hediyeyle kime neyi ispatliyoruz? Karsimizdakini sevdigimize kendimizi mi, yoksa onu mu inandirmaya calisiyoruz? Gercek sevgi maddesel hediyelere ihtiyac duyar mi? En guzel hediye sabah yanaga konan bir opucukle uyanmak degilse sevgi nerede?

Iste bunun icin, kutlanmasin sevgililer gunu. Kadin dergilerindeki anketlerde “suprizlerden hoslanir misiniz?” sorusu olmasin, hatta kadin dergileri olmasin, yasaklansin. Kiz cocuklarina kirk gun kirk gece dugunle, sonsuza kadar mutlulukla biten masallar okunmasin. Pamuk Prenses, Sindrella da yasaklansin. Filmlerde sampanya kadehinden cikan yuzuk sahneleri olmasin. Kadinlarin bilincaltina mutlulugu baskalarinin davranislarinda, hediyelerinde, surprizlerinde bulma fikirleri islenmesin. Sevginin olcutu pirlantanin buyuklugu, cicek demetinin pahaliligi, gelinligin kabarikligi olmasin. Tek tas hayali kuran ve takan kadinlara zorla “Blood Diamond” filmi seyrettirilsin. Sigara paketlerinin ustune kanserli insan resimleri basmaya mecbur kiliniyor ya sigara sirketleri, elmas ve pirlanta satan kuyumculara da bu ugurda hayatini yitiren yada sakat, ailesiz kalan Afrika’li cocuklarin resimlerini asma zorunlulugu getirilsin. Kimse bir baskasi tarafindan mutlu edilme beklentisine girmesin. Gercek sevgi olsun davranislarimiza yon veren, kalbimizin taa dibinden fiskiran ve tum evrene yayilan sevgi. Hayatin her saniyesi aski kutlayarak gecsin.

Advertisements

16 thoughts on “>Prenses sendromunun insanliga zararlari

  1. >öyle bir yazı yazmışsın ki, copy&paste edip tüm medya birimlerine, tüm anne&babalara, tüm sevgililere, tüm arkadaşlıklara….göndermek istedim…Böyle yüksek bir farkındalıkla, böyle çarpıcı bir anlatımla yazılmış bir yazının yeri her daim Ana Sayfa olmalı, Deli Saçması değil Selencim!Senin gibi insanların dünyanın bir yerinde var olduğunu bilmek beni hep umutlandırıyor.Çok sevgilerEbru

  2. >Evet, bu dünyanın bir yerlerinde benim gibi düşünen insanları görebilmek çok hoşuma gidiyor. Bir kadın nasıl bu kadar güçsüz olabilir nasıl bekleyebilir çiçeklermiş hediyelermiş nasıl bu kadar yapay olabilir bazı şeyler, ve nasıl bu kadar değer atfedilebilir allahın sıradan bir gününe.. Bütün medyanın hitap ettiği bu kadınlar söylediğin prenses hayalleri arasından kafasını kaldırıp da kendi iç gücünün ve güzelliğinin farkına varamamış şu an için zavallı insanlar, umarım en yakın bir gelecekte ya kendileri uyanacaklardır ya da birileri uyandıracaktır..

  3. >"Gercek sevgi olsun davranislarimiza yon veren, kalbimizin taa dibinden fiskiran ve tum evrene yayilan sevgi" helal olsun cok guzel yazi yazmissin, hakikaten unutulmayacaklardan:)

  4. >Alp ve Ege'nin Annesi, simsicak bir sarilistan daha guzel kutlama dusunemiyorum. Mutlulugunuz daim olsun. Ebru, utandirdin beni yahu. Kucak dolusu sevgilerimi gonderiyorum sana. Nihan, o uyuma hali cok yaygin maalesef. Son derece guclu ve bagimsiz kadinlarda bile icten ice buyuk beklentiler oldugunu goruyorum. Sex and the city kulturu, guclu kadinlari zehirliyor simdilerde.Evren, yazimi eklemenden mutluluk ve gurur duyarim. Tesekkurler ve sevgiler. Beste, kocaman optum seni. 🙂 Banu, cok tesekkurler. Erasmus demis ya; "I speak as a fool because it is the privilage of fools to speak the truth without giving offense"

  5. >Sevgili Selen,Bu düşündürücü,akıllı yorumların için 'deli saçması'etiketini koyup kendine ve takipçilerine haksızlık etme lütfen.Ama ille de etiketinde ısrar ediyorsan biraz daha delirip saçmala böyle lütfen..Akıllıca da olsa delice de yazdıklarını ilgiyle takibeden sadık okuyucundan sevgilerle..Not :İngilizce blogun neden gelişmiyor ki?Her seferinde ordan da bişeyler okuyup seni takdir etmek, seninle ve yazdıklarında bütünleşmek hevesimiz kusağımızda kalıyor.Bilesin.:))Öptüm seni koccaman gene :))

  6. >Blogunuzu yeni kesfettim elinize saglik. Bir ricam olacakti: RSS ile takip ederken yazdiklarinizin tamaminin gorunmesini saglar misiniz lutfen? Su anda birkac cumle gorunuyor sadece. Tesekkurler.

  7. >Anneeee, ben de seni optum kocaman!! Hamarat Hanim, hosgeldiniz, her zaman beklerim 🙂 Metin Bey, RSS feed bzzt.. syntax error.. restart your computer.. Ariza verdim, RSS hakkinda hicbir bilgim yok ama soz arastirip ogrenecegim ve problemi cozecegim.

  8. >Merhabalar,Evren sayesinde okudum yazinizi. Hak verdim, cok yerinde saptamalar. Erkek arkadasi arabadan inerken kapisini acmiyor diye yollarini ayiran bir arkadasim vardi. Okurken O geldi aklima..Butun ozel gunler daha cocukluktan sokuluyor cocuklarimizin aklina. Bunlar da geldi. Ben de paylasmakistiyorum bu yazdiklarinizi, sevgiler

  9. >Evren, cok tesekkur ederim. Duygular karsilikli, sizin yaziniz da harika ve umut verici. Benzer goruste annelerin birbirini bir sekilde bulmasi da tesaduf degil. Sevgiler :)ElfAna, toplumsal butun ogretilerin disinda bir de guvensizlik unsuru var mi diye dusunmeden edemiyorum. Cocuklukta yeteri kadar alinmayan onayin beklentisinden mi bu davranislar? Yaziyi paylasmanizdan mutluluk duyarim. Bir egitimci olarak sizin goruslerinizi okumayi sabirsizlikla bekleyecegim.

  10. Ne kadar da doğru bir yazı yazmışsınız, ne kadar doğru konulara temas etmişsiniz, sizi tebrik ederim. Kızların artık kendilerini süs bebeği olarak görmemeleri gerekiyor. Düşünen, gelişen, geliştiren, başkalarıyla değil sadece kendi olduğu için var olan kadınlara ihtiyacımız var.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s