>Manado Halk Pazari

>
Gittigim yerlere has yiyecekleri hep yerel kulturun bir parcasi olarak gorurum. Gezip gormek kadar, bu otantik yiyecekleri tatmak da benim icin gittigim yeri tanimanin onemli bir parcasidir yada eskiden oyleydi demek daha dogru olur sanirim. Yiyecek konusunda secici oldugum soylenemez ancak dunya uzerinde yenilen seylere dair bilgim genisledikce kendi sinirlarimi cok net belirlemeye basladim. Zaman icinde bocek, soyu tukenen hayvanlar yada bana ters gelen herhangi birseyi yeme zorunlulugu hissetmemem gerektigini, ikram edildiginde kibarca geri cevirebilmeyi, kendimi bu sinirlarla kabul etmeyi ve karsimda benim yemedigim seyleri istahla yiyen insani yargilamamayi ogrendim, daha dogrusu ogrendigimi saniyordum. Bu konudaki asil sinavi vermemisim meger Manado Halk Pazarina gidene kadar.


Bu pazarda kopek, yarasa, fare ve yilan gibi hayvanlarin etlerinin satildigini duymustum aslinda. Goz gormeyince gonul katlaniyor ya, gozumle gormedigim icin kopek etinin yeniliyor olmasi gercegini bir turlu beynim almamisti, ustunde de durmamistim. Icten ice de merak ediyordum bu pazari, gidip gormek istiyordum. Bu sefer firsat cikti ve ben de kosa kosa gittim.

Gittim ama meger ben hazir degilmisim. Adimimi atamadim kasap bolumune, hem kokudan hem de goruntulerden. Biraz yaklasip kopeklerin ve yarasalarin fotografini cektim ama buraya koymamaya karar verdim. Kopek etinin yeniyor olmasini bir turlu kabul edemedim bastan ama sonra aslinda minicik kuzularin, pofuduk tavsanciklarin, korpecik piliclerin de ne kadar sevimli olduklari, hatta evinde bu hayvanlari besleyen cocugun onlara nasil da sevgiyle baglanabilecegi geldi aklima. Hangi hayvanlarin yenmesi gerektigine dair kurallari nerede, kim, nasil belirliyor sorusu cok bilinmeyenli bir denklem. Ben icinden cikamadim, sadece yargilamamam gerektigini anladim.

Ben kabullendim bazi gercekleri, tolerans konusunda bir kac adim katettim kendi icimde. Ancak yine de fotograflari koymuyorum buraya ki benim yasadigim sureci yasamak zorunda kalmayin, bizzat tanimadiginiz insanlari yargilamayin, kendi secimizle ve hazir oldugunuzda yasayin boyle bir deneyimi. Onun yerine cesitli otlar satan sevimli teyzenin, kurutulmus minicik baliklar satan amcanin, sebze satan gulec kizin, balikcilarin ve adinin “papoya” oldugu soylenen mis kokulu otun resimlerini sunuyorum sizlere.



Advertisements

5 thoughts on “>Manado Halk Pazari

  1. >Londrada çocuk baktığım dönemlerde nijeryalı bir ailenin yanında kalıyordum. Tatiller hariç yemekleri ben yapıyordum. Yaptığım her yemekten tatmışlardır beğenmedikleri zaman kibarca geri çevirmesini de çok iyi becermişlerdi. Ama biz türklerde aman ayıp olmasın , tabağa konulan biter günahtır ayıptır gibi öğretilerle büydüğümüz için beğenmediğim yemeği geri çevirme işini çok uzun bir süre sonra başarabildim. Tabii o sürece kadar salyangoz çorbası, bilumum nijerya yemekleri, tatsız tutsuz, pandarianla yapılan bamyalar yedim … bu liste elbette uzar gider.. Ama farklı kültürlerle yaşamak gerçekten hem önyargıları ortadan kaldırıyor hem insana hoşgörü katıyor….Hangi hayvan yenmeli hangisi yenmemeli çok zor bir konu kişinin kendi hür iradesine bırakmak herhalde en doğrusu ve elbette yargılamamak.. Eti yenmeyecek hayvanlar genelde hep dine göre ayrılmış, Her mezhepte, her dinde farklı hayvanlar var… Yenmeyecek hayvanların neden yenmeyeceği ile ilgili Sağlık açısından pek bir bilgi yok…Bu da çok ayrı bir konu tabii…

  2. >Hangi etin yenip hangisinin yenmeyeceğini dinler belirlemiş. Ama mezhepler arasında da çok farklılıklar var. Hanefi mezhebeinde küçük deniz canlılarının birçoğunu yemek yasak. Ama Şafii mezhebinde "denizden babam çıksa yerim." inancı var. İkisine de yanlış diyemeyiz. Ama yahu insan midesinin de bir sınırı var di mi yaa…Neyse size o gurbet ellerde allah kolaylık versin. Bu tür şeyler size "dünya insanı olma" vasfı kazandırıyor. Ne mutlu size…

  3. >Zeynep, evet o ikram geri çevrilmez, tabaktaki yemek biter tarzı kuralların etkisinden kurtulmak zaman alıyor. Ama dediğin gibi farklı kültürleri tanımanın getirdikleri çok. Hamarat Hanım, evet dinler büyük ölçüde belirleyici ancak bu bahsettiğim insanlar Hrıstiyan. Din, coğrafya, tarih, kültür, hepsi etkili sanırım. Dudu, tamam 🙂

  4. >ay pazar fotografi bayildim ben bu ise:) Valla Londra'da birxton pazarina gidersen derisi soyulmus domuz kelleleri bilumum bocek, yilan vs satildigina sahit olabilirsin. Bizde de kelle gormek zoruma gidiyor! Kulturel farkliliklari yargilamamak ve kabul etmek kesinlikle hem fikir oldugum birsey ama yinede fotografi yada kafayi gormek ayni sey degil, bayagi bir uzulup gunlerce gozumun onunden gitmezdi herhalde. fotograf yayinlamaman harika bir karar hassas okuyucular icin!!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s