>Lara’ya Mektup

>Sevgili Lara,

Bu yaziyi okumak icin 16-17 yasini bekleyecegini bilsem cok daha farkli yazmayi dusunurdum ama sendeki bilgi acligi, ogrenme istegi o kadar yogun ki en gec 3-4 sene icinde burayi kesfedip gizli gizli okuyacagindan eminim. O yuzden ona gore yaziyorum 🙂

Bir suredir bana ve ananene sorularinla zor anlar yasatiyorsun. Son zamanlarda kafani dogum olayina takmis vaziyettesin. Aramizda dun sabah gecen diyalogu aktariyorum:

L: Anne karnindan bebek cikarken canin aciyor mu?
S: Hayir Lara’cim acimiyor, doktorlar agrikesici ilac veriyor ve canin acimiyor.
(Dogum fotograflarinda benim elimdeki kelebegi gormus, kafayi ona takmis)
L: Ama o eline batirdiklari igne acimiyor mu yani? Nasil batiriyorlar?
S: Acimiyor Lara’cim, o igne asi yapilan igneden daha yumusak. Hem zaten ilac almis oldugun icin acimiyor. Nasil senin kolundan kan almadan once krem surmustu doktor, sonra igne batinca hic acimamisti. Iste ayni oyle.
L: Ustune bant mi yapistirmislardi sonra?
S: Evet.
L: hmmm.. Peki bebek karninin icinden disari nasil cikiyor?
(Allahim! Ne desem? En iyisi dogruyu soylemek.. zaten hic beceremem kivirmayi, yuzume gozume bulastiririm.. anlatayim, bari napalim, o gun bugunmus demek ki… umarim o bebegi oraya kim koyuyor sorusu bugun gelmez, buna hazir degilim henuz)
S: Annenin karnindan bebegi cikarmanin iki yolu var. Birinde doktorlar cikariyor. Ben sizi oyle dogurdum. Birinde de bebek kendi kendine cikiyor.
L: Karnini mi kesiyor?
S: Evet
L: Neresini kesiyor? Acimiyor mu? Bicakla mi kesiyor, makasla mi? sonra nasil yapistiriyor karnini?
(Kesigimi gosteriyorum)
S: iste burayi kesiyor, kucucuk bir kesikten cikariyor bebegi. Acimiyor cunku ilac vermislerdi ve ben o sirada uyuyordum. Gozumu acinca dunyanin en guzel bebegini buldum yanimda. Bu aci veren, kotu bir tecrube degil. Cok mutluluk verici bir sey, dunyanin en guzel seyi bebek sahibi olmak. Kotu olsa ben iki tane bebek dogurur muydum hic?
(sirinlik yapip unutmani umuyorum ama yok, unutmuyorsun, her zamanki gibi cok kararlisin kafandaki sorularin cevabini almadan beni birakmamaya)
L: makasla mi kesiyor, bicakla mi?
S: Doktorlarin kendi ozel aletleri var canim
L: Karnini nasil yapistiriyor?
S: Yine ozel aletleriyle dikiyorlar, sonra bant yapistiriyorlar ustune. Kendi kendine iyilesiyor.
(unutmadin ikinici alternatifi, soracaksin, goruyorum gozlerinde)
L: peki obur turlu nasil cikiyor karnindan bebek?
S: Bebek kendi kendine cikiyor
L: Nasil yani, karnin patliyor mu? (gulmuyorsun, gozlerin hala merak icinde)
S: Hayir tatlim, karnin patlamiyor. (alt tarafi gosteriyorum) Burdan cikiyor.
L: aaaa, ama orda cis yapiyoruz. Sonra cis yapamazsin
S: hayir, cis yapilan yer degil. Baska bir bolumu var bizim vucudumuzun bebeklerin cikmasi icin.
L: Nasil ?
S: Kitaptan gostermem lazim Lara’cim, su anda bunu aciklamak icin hazirlikli degilim.
L: tamam, hadi goster kitaptan
S: Lara’cim oyle bir kitabim yok suanda. Gidip arayip bulmam lazim. Yada internetten senin anlayabilecegin resimler bulmam lazim. Arastirip hazirlik yapmam gerek yani, su anda aciklayamam. (ne bileyim bir gun sabah uyanip gozunu acar acmaz bu sorulari soracagini…)
L: Peki ordan bebek cikinca boyle mi yuruyorsun sonra? (bacaklarini acip, maymum gibi yuruyorsun, bu dusunce seni biraz eglendiriyor ama gozlerinde hala endiseli bir merak var)
S: Hayiiiir.. bebek ciktiktan sonra eski haline donuyor vucut.

Bir sure ara veriyorsun sorularina. Sonra daha zorlari geliyor

L: Anne ben buyuyunce karnimdan bebek cikarmasam olur mu?
S: Olur tabii Lara’cim, onemli olan senin mutlu olman
L: Karnimdan bebek cikmadan da anne olabilir miyim?
A: olabilirsin tabii, annesi babasi olmayan, senin bakimina muhtac bir bebegi evlat edinip de anne olabilirsin
L: Peki evlenmeden de karnimdan bebek cikarabilir miyim?
A: Bu konuyu konusalim ama su anda cok erken. Biraz daha buyu (yaklasik 20 sene kadar) sonra tekrar konusalim
(Teknik olarak evlenmeden cocuk sahibi olabilirsin ama bir cocuga verebilecegin en guzel ve onemli sey sevgi dolu bir aile ortami. Neden onu bundan mahrum edesin ki? Senin bebeklerin askinin meyvesi olsun bebegim. Seni cok sevecek, senin de cok asik olacagin bir adam olsun hayatinda, o kadar mutlu olun ki birlikte, bu mutluluga kendi parcaniz olacak minik bir bireyi de ortak etmek isteyin. Sevginiz ve mutluluklariniz hergun cogalsin. Evrene parlak isiklar sacsin aileniz)
L: Peki anaaaneee.. Anne, benim bebeklerim bu evde mi olucak?
S: Hayir canim, kendi evinde dogacak senin bebeklerin
L: Benim evim nerde olacak?
S: Evinin nerede oldugu onemli degil canim. Ailen neredeyse evin orasidir. Sen bebeklerin oldugunda nerede olmayi secersen, evin de orada olacak.

Senin maceraperest, gezgin ve ozgur bir ruhun var bebegim. Belki de senin o cilgin ruhun bizleri dunyanin taa obur ucuna surukleyen. O yuzden dort yasinda bile olsan ne demek istedigimi anladigindan cok eminim. Sevdigin insanlar, ailen neredeyse evin orasi olsun. Heryerin, herseyini tadini cikar ama baglanma. Mutlulugu kendi icinde ve sevdiklerinde bulmayi ogren, o zaman butun dunya senin evin olur. Nereye gidersen git, mutlu olursun.

Simdi benim ders calismam lazim. Eminim unutmayacaksin bebeklerin nasil dogdugunu, sonra da bebegi oraya kim koyuyor sorusu cevap arayacak. En iyisi ben simdiden hazirlanayim.

Advertisements

4 thoughts on “>Lara’ya Mektup

  1. >Merhaba,Asliberry’nin blogundan bulup geldim buraya, okurken sanki bir yerlerden sizi tanıyorum gibi geldi. Sonra dalış resimlerini ve eşinizle resminizi görünce hatırladım. Benim eşim de Tunç Bey’in dalış klubünden dalgıç olmuştu, beraber bir sürü yere gittiler. Hatta bir akşam Bağdat Caddesinde eşinizin dia gösterimi vardı, beraber gelmiştik ve sizinle de tanışmıştık. Ben kızıma hamileydim, siz de Lara’ya hamileydiniz:) Eşimin adı Deha, ve ben de Zeynep. Tekrar merhaba!Benim de blogum var, http://www.ailembenim.blogspot.com arada ziyaret edersiniz belki.

  2. >eski bir tekstilci ve yabancı ofisde çalışmiş biri olarak sizi tanıyor gibiyim .. hani sanki tüm tekstilciler tanışıyormuşuz gibi 🙂 gerçi bir dönem ofislerimiz şirinevlerde komşu idi 🙂

  3. >Zeynep, aaa hatırladım tabii ki. Paul Cafe vardı o zamanlar, Tunç fotoğraf gösterimleri yapardı. Deha’ya selamlar. Buralara yolunuz düşerse bekleriz. Merhaba Can’ın annesi, tekstil dünyası çok küçük. Mutlaka karşılaşmışızdır bir yerlerde 🙂 Şirinevler’de o zamanlar bize yakın Otto’nun ofisi vardı galiba, di mi? Biz sonra Maslak’a taşınmıştık ama o minik Şirinevler ofisinin tadını, havasını hiç yakalayamadık.

  4. >İnşallah bir gün ziyaret ederiz. Deha oralarda dalış yapma fikrine bayılır:) İstanbul’a geldiğinizde burada da görüşmek isterim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s