>Çok garip bir gece geçirdik ailece geçen akşam. Bizimkiler hala gündüz uykusu uyuyorlar. Ancak geçen gün okul çıkışı Lara’nın arkadaşı geldiği için düzenleri şaşmış, öğle uykusuna çok geç yatmışlar. Aslında böyle durumlarda hiç uyutmuyoruz ama öyle kudurdular ki demek, dayanamayıp uyuyakalmışlar. Lara fazla uyumadığını iddia etse de, biz 8 gibi eve geldiğimizde ‘aaa, ne güzel bu gece geç gelmedin’ diyebildiğine göre, biz gelmeden hemen önce uyanmıştı diye düşünüyorum. Arda ise hala uyumaktaydı. Mıncıklayıp uyandırmaya çalıştım ama oralı bile olmayınca bütün gece uyuyacağını düşünerek yatağına yatırdım.
Lara’yla kız kıza harika bir gece geçirdik. Okullarında her dönem düzenlenen yetenek şovuna katılmak istiyor diye geceyi bu işe ayırdık. Hangi şarkıyı söyleyecek diye araştırma yaptık önce. Marry Poppins ve Abba’nın bütün şarkılarını dinledik. Alakasız ama çocuk bunları seviyor ne yapayım. Sonunda Mamma Mia’ya karar verdi. Daha sonra kostüm tasarlamaya başladık. Ben klasik moda çizimi kadını yapınca kızdı bana ‘anneeee, ben büyük değilim ki, neden küçük kız çizmedin?’ diye. Ben küçük kız çizmeyi beceremeyince sabırla öğretti. Bir sürü kostüm alternatifi çizdik, sonunda tek omuzlu mini elbise ve uzun beyaz çizmelerde karar kıldı.
Yatma vaktini çoktan geçmişti ki, benim çok uykum gelince uyumaya razı oldu. O kadar yoğun bir paylaşım yaşadıktan sonra gece de benimle yatmak istedi. Babadan özel izin aldık ve Lara’nın deyimiyle ‘kız kıza pijama partisi’ yaptık. Şova kendini öyle kaptırmıştı ki, uyumak bilmedi. Şov ve kostüm konusunu zar zor kapattıktan sonra,bir süre de kiminle evleneceği ve düğününde Harvey Nichols’da görüp bana gösterdiği elbiseyi hangi ayakkabıyla giyeceği konusunda konuştu ve saat 11:30 gibi uykuya daldık. Yoğun ve yorucu bir hafta geçirdiğim için hemen derin bir uykuya daldım.
Sonra gece bir ara beni dürten minik bir elin ısrarlı dokunuşuyla uyandım. Baktım, Arda, ‘gel yat’ deyip onu da Lara’yla benim ortama yatırdım. Ama adam uykusunu almış, enerjisini toplayıp gelmiş, rahat durur mu hiç? ‘Çabuk uyu bakayım’ diye çıkışınca çekti gitti babasının yanına. Ben o kadar yorgundum ki, cidden kendimi yataktan kaldıracak gücüm yoktu. Sonra bir ara Tunç’un başıma geldiğini ve ‘Arda yemek istiyor, ne yapayım?’ dediğini hatırlıyorum. Sonra uykumun arasında derinden ‘Selen, Arda kaka yaptı’, ‘Selen! Kaka yere düştü’ diye çaresiz seslenmeler duydum sanki. Bir süre sonra bu seslenmeler su seslerine karışıp kayboldu. Bayağı bir uyuyup, Lara’nın üstünü örttüğümde ise Arda’nın sesini duydum gibi geldi ama ihtimal vermedim gerçek olduğuna. Nitekim kısa bir süre sonra sabah ezanı okundu, o saate kadar ayakta dikilmiş olamazdı ne de olsa.
Ancak sabah olup da Tunç’un yüzünden düşen bin parçayı görünce akşam yaşananlar bir anda hızlı çekim gözümün önüne geldi tabii ki. Buradan kocama sesleniyorum: Sevgilim, boşver, bir geceyi uykusuz geçirdin ama büyüyünce ‘ulen ben gecenin köründe senin bokunu yerlerden temizledim’ söylemini geçerli kılacak bir tecrübe yaşamış oldun. İlerde işimize yarabilir, unutmayalım diye buraya yazıyorum bak. Bana da teşekkür edeceksin, kalkıp senin olayını bozmadım diye. Bütün babaları bu vesile ile kaka temizleme olayında aktif rol almaya çağırıyorum, HAYDİ BABALAR KAKA TEMİZLEMEYE!
NOT: Bu arada çiş ve kaka konulu çok fazla yazı birikmeye başladı. Arda veleti tuvalet olayını tez vakitte çözmezse, benim buraya ‘Kaka’ diye bir kategori açmam gerekecek sanırım.












