>Basagrisina son ! :)

>Bir sure once, ara ara cok siddetli bir sekilde basim agrimaya basladi. Genelde basagrisinin ne oldugunu bilmeyen bir tip oldugum icin hem garip geldi bana, hem de cok etkiledi. Ilac almayi sevmedigimden kendimi incelemeye basladim. Anladim ki gokyuzune bakmiyorum, hep onume bakip sacma seylerle mesgul olup gerilmeye isyan ediyor vucudum. Ne zaman isten cikiyorum, kafami kaldirip gokyuzunu seyrediyorum, omuzlarim gevsiyor, sirtim diklesiyor, iste o zaman agri magri kalmiyor. Bulutlari, agaclari, dev binalarda gunesin son isiklarinin oynasmalarini seyrediyorum. Sehrin gobeginde ne cok renkli kus, ne cok buyuleyici kelebek, ne cok sincap gordum inanamazsiniz. Gunluk dozlardaki bu minik surprizler beni butun gun idare ediyor simdi.

Bir de ayni anda bir suru sey yapmaya calistikca yahut gun icinde gelisen olaylari kendi kafamdaki plana uydurmaya calistikca gerildigimi, gerildikce basimin agridigini farkettim. E gunaydin bana, degil mi? Neyse iste, bir daha farkettim diyelim. Simdi aklima geldikce, herhangi birsey yapmaya basladigimda, kendime ne yaptigimi hatirlatiyorum. Cok komik geliyor kulaga degil mi? Boyle anlatinca komik gercekten ama deneyin, minicik bir hatirlatma neleri degistirecek gorun. Mesela cay koyuyorum kendime ve diyorum ki “Farkindayim, cay iciyorum” ve sadece cay iciyorum. Kitap, gazete okumuyorum, TV seyretmiyorum, yazi yazmiyorum, sadece cay iciyorum. Cocuklarla oyun oynayacaksam, yine once kendime hatirlatiyorum “Farkindayim, cocuklarimla oynuyorum”, hatirlatiyorum ki yarina ne yemek yapacagimi, ofise giderken ne giyecegimi, hafta sonu neler yapacagimi, cocuklarin ertesi gunku planlarin ne oldugunu, ofise yetismek icin kac dakikam kaldigini dusunmeyeyim.
Boyle iste. Deneyin, kafanizi kaldirip gokyuzunu izleyin ve ne yaptiginizi yada yapacaginizi kendinize hatirlatip ise ruhunuzu da katin. Sonra gelip bana soyleyin, nelerin degistigini.

>KEFIR

>Daha once bahsetmistim kefir tanelerimin nasil azdigindan, yere goge sigdiramadigimdan ve evin mandiraya donmesine az kaldigindan. Kefirin faydasina gonulden inandigim icin, bir damlasini bile heba etmeye icim el vermiyor. Bu yuzden evdekilere kefiri yedirmek icin olmadik yontemler uygulamaktayim uzun zamandir. Bastan itiraz ve direncle karsilasinca yeraltina cekilip, eylemlerimi mutfagin kapali kapilari ardindan, gizlice yurutur olmustum. Ama simdi, her turlu riski goze alarak kefiri evdekilere yutturma sirlarimi * Yeliz * icin burada ifsa ediyorum.

Fotograf cekmek icin bu yaziyi bir haftadir bekletiyorum ama hafta sonu kendimi Asya’nin nimeti spa, masaj olaylarina feci halde kaptirdigim icin fotograf falan yok. Amaan, kefir iste, beyaz koyu bir sivi, fotograflik, ozel bir estetik durumu yok zaten. Idare edin artik.

Ayranin yandan yemisi icecegi:
Kefiri cok eksi olmayacak sekilde mayalayip, biraz su, biraz tuz ile karistiriyorum. Uzerine bazan kuru nane, bazan kereviz tohumu, bazan ikisinin karisimini serpip ayran diye yutturuyorum.

Cakma Cacik yada Khiyar bin Kefir:
Kefiri sulandirmadan kullaniyorum, biraz da yogurtla karistiriyorum. Sonrasi bildiginiz cacik, bol sarimsakli, salatalikli, naneli yada dereotlu.

Suzme Kefir:
Tulbentte, ananelerimizin suzme yogurt yaptigi usulle suzuyorsunuz kefiri. Sureyi de arzu edilen koyuluk miktarina gore ayarlayabilirsiniz. Ben suzmeden once biraz tuz ekliyorum, cunku suzdukten sonra karistirmasi zor oluyor. Bu kritik bir is cunku islem sonunda sonucunda iki urun elde ediliyor. Biri suzme kefir, digeri de whey denilen peynir alti suyu ki, o da ziyan edilemeyecek kadar faydali.

Suzulmus kefiri ben en cok, bol tahilli ekmege surup, uzerine corek otu serpistirerek yemeyi seviyorum. Sandvic iclerine suruyorum bazan. Taze yada kuru otlarla karisitirip cakma krem peynir seklinde yutturulabilir.

Aslinda suzulmus kefiri presleyip basbayagi peynir yapma planim var ama uygulamadim henuz.

Gelelim peynir alti suyuna, bu suyu direk corbalara koyup ev ahalisine yutturuyorum. Cok bariz bir tadi olmadigi icin birsey anlasilmiyor.

Tapas del keffirro:
Yukaridaki islemle suzulmus kefirin en begenilen hali bu. Sarimsak, bol nane ve kekik, karabiber, biraz da kimyonla karisitirip uyduruktan bir meze elde ediyorum ve herkes bayiliyor.

Ricotta:
Bunu henuz uygulamadim ama niyetim baki. Tarif Evcini’nden ve cok cesitli sekillerde degerlendirilebilir. Yine kefirim artarsa deneyecegim.

Boreklerde:
Borek yaparken yufkalari yumurta, sivi yag, sut ve yogurt karisimiyla islatirim ben hep. Iste bu karisima yogurt yerine kefir koyuyorum. Cok da guzel oluyor. Olcusunu damak zevkinize ve kefirin kivamina gore ayarlayabilirsiniz.

Asya’da yasayip da yufka bulamayanlara not: ben yuvarlak, elde acilmis spring roll yufkalarini kullaniyorum. Bu yufkalar tamamen tuzsuz yapildigi icin, yukarida tarif ettigim karisima tuz da eklemek gerekiyor. Aksi halde, boregin ici tuzlu bile olsa, asiri tuzsuz oluyor. Elde acilmislarini bulamazsam hazir wonton yufkalarini da kullaniyorum, bunlar biraz daha tuzlu ve asiri kuru. O yuzden yagi ve sutu daha fazla, tuzu daha az kullanmak gerekiyor. Bu hazir yufkalari kaynar suya batirip cikarip, aralarina sivi yag surup uyduruk su boregi yapmak mumkun. Kaynar sute batirinca da fena olmuyor. Turkiye’de ben cok az sivi yag kullanirdim boreklerde, hatta hic koymadigim bile olurdu. Ama Asya’daki yufkalarla az yagli borek hicbirseye benzemiyor maalesef. Biraz cesareti toplayip herseyi denemek lazim, oturup elinde olmayanlara uzulecegine,merak etmek, cikip aramak, ne bulursan alip deneme yapmak lazim. Ilk seferinde olmazsa ikincisinde guzel birseyler oluyor. Bu yazinin da mesajini verdim ya, gonul rahatligiyla tariflere devam edebilirim.

Corbalarda:
Benim klasik terbiyem yumurta, un, yogurt ve corbasina gore limon yada sut karisimindan olusur. Burada da yine yogurt yerine kefir kullaniyorum. Eksili corbalarda, kefir olunca limonunu biraz daha az kullaniyorum. Gercekten hic birsey anlasilmadigi gibi, cok da lezzetli oluyor. Mesela yesil mercimekli ve eristeli corbada, sulu koftede, yayla corbasinda, ispanak (yada herhangi bir yesil ot) corbasinda harika oluyor. Mesela daha dun evde kalan zeytinyagli kapiskayi bu sekilde corbaya cevirdim, herkes de bayilarak yedi.. hahaha eveeet, sevgili ev ahalisi dun aksam cok begendiginiz corba, gecen gun begenmediginiz kapiskaydi. hi hi hi

Keklerde:
Buttermilk ve yogurt olan tariflerde kefir kullanarak pek cok degisik kek yapilabilir. Benim bizzat denediklerim sunlar:
Cafe Fernando’nun frambuazli keki
. David Lebovitz’in baharatli elmali keki. Ufuk Mutfakta’nin kabakli, tuzlu keki.

Kefirli Ekmek:
Bu tarif Devletsah’tan. Aslinda eksi mayali ekmek de yapilabiliyormus kefirle ama o kadar ileri gitmedim henuz.


Bunlarin disinda yogurdun yada buttermilk’in kullanildigi her turlu hamurda bence kefir kullanilabilir. Ben mayali pogaca bile yaptim kefirle. Aslinda mayasiz pogacada daha iyi olur muhtemelen ama bana yagli ve agir gelir hep mayasiz pogacalar. Klasik mayali hamurla da zaten pogaca, pizza, pide, ne isterseniz yapabilirsiniz.

Biz yukarida tarif ettigim ayrani hemen hemen her aksam iciyoruz. Kizim bir aksam sut, bir aksam kefir iciyor. Oglum ise, benim gibi sutten nefret ettigi icin her aksam kefir iciyor. Cocuklar bazi geceler benden once hatirlayip istiyorlar kefirlerini. Bilimsel bir dayanagim yok ama sutun her vucuda iyi gelmedigini dusunuyorum, ozellikle de bana. Bu yuzden sut ve kefir konusunda gozumu acan Prof. Dr. Ahmet Aydin’i ve onun Beslenme Bulteni’ni cok seviyorum.

Bu arada, kefirin metalle temasi konusunda degisik gorusler var. Ben metal temasini mumkun oldugunca minimuma indirmeye calisiyorum, o yuzden kek, borek vs yaparken cam ve silikon kaplar kullaniyorum. Ancak okudugum bir goruse gore, kefire zarar veren metaller, onunla reaksiyona girenler. Bu yuzden paslanmaz celik tencere kullaniminda bir sakinca gormuyorum ama yine de kefirli corbalarim icin dun itibariyle hayallerimin ici emaye kapli bir dokme demir tenceresini almis bulunmaktayim.

Kefirin bakimi, mayalanmasi, saklanmasi, faydalari uzerine bir cok bilgi var. O yuzden bu konulara hic girmiyorum, zaten kefiri evde yapanlar bunlari coktan arastirip ogrenmistir. Tuketim alternatifleri sonsuz, yeter ki siz kefiri hayatinizin parcasi haline getirmek isteyin. Baska fikirleri, farkli uygulamalari olanlar paylasirsa sevinirim, akil akildan ustundur ne de olsa.

>Saglikli Beslenme

>Cocuklar dogduktan sonra, hem onlarin minicik bedenlerine zarar vermemek, hem de buyuduklerinde saglikli yeme aliskanliklari edinmis olabilmeleri icin herseye dikkat eder olmustum. Benim arkamdan caylarina gizlice atilan sekerler, yemeklerine konan tuzlar, ellerine tutusturulan cips ve sekerler ise, ailerle en buyuk anlasmazlik konumuzdu her zaman. Onlar icin ne iyi, ne kotu, nelerden uzak durmak gerek diye okuyup arastirdikca, saglikli beslenme iyiden iyiye bende takinti haline gelmeye basladi. Sagligimiz ve yasam kalitemiz, uc faktore bagli; beslenme, egzersiz ve ruh hali. Ben buna inaniyorum fanatik bir sekilde artik. Bu yuzden yedigimiz herseye asiri dikkat eder oldum. Her bos vaktimde okudugum iki site var artik:
http://beslenmebulteni.com/bes/index.php
http://www.naturalnews.com/

Bunlarla tanismami sebebi de, sutle aramdaki nahos iliskidir. Sutu hic sevmem, ictigim zaman kendimi kotu hissederim. Her zaman sutun benim icin iyi olmadigina inanmisimdir yurekten. Prof. Dr. Ahmet Aydin’i iste bu sekilde kesfettim. Benim dusuncelerimi bilimsel bir sekilde dile dokuyor, ispatliyor, gayet mantikli bir sekilde acikliyor ve hatta pastorize sutun allerjik reaksiyonlari ve orta kulak enfeksiyonlari tetikledigini falan ileri suruyor. Lara cok sut icer, surekli allerji olup kasinir, ve zirt pirt ortakulak enfeksiyonu gecirir. Alarm zilleri hemen calmaya basladi tabii ki bizde.

Cig sut, Endonezya’da bizim icin bir opsiyon olamaz. Eminim bulurum ama bu kadar hastaligin oldugu bir yerde, guvenip iciremem cocuklara. Inek alip, on bahcede besleyesim var ama zor tabii. Ne yapiyorum, tabii ki Lara’nin sut icmesini engellemiyorum, ama zorla kefir icirip faydali bakterilerin yardimiyla bagsiklik sisteminin guclenmesine calisiyorum. Kalsiyum icin ise, butun salatalara, sebze corbalarina dereotu ve bol koyu yesil yaprakli sebze koymaya basladim. D vitamini icin, hergun mutlaka bahcede vakit gecirmelerini saglamaya calisiyorum. Atistirmalari icin evde mutlaka kabuklu kuruyemis bulunduruyorum. Yemeklere sanki biraz daha fazla salca koyuyorum. Eskiden cok umursamazdim ama simdi bardaklarindaki bitki caylarini bitirmeleri icin ugrasiyorum. Kek, biskuvi, dondurma, vs tarzi abur cuburlar mutlaka evde yapiliyor. Yogurdumuzu evde yapiyoruz. Ekmegi bile mumkun oldugunca evde yapmaya calisiyorum.

Henuz degistirmeyi basaramadigim sey beyaz un, beyaz pirinc ve beyaz undan yapilmis makarna kullanimi. Tam bugday unu henuz burada bulamadim, aramalarim suruyor. Gecen gun denemek icin kirmizi pirinc aldim, eger seversek, beyaz pirincin yerini tutacak daha dogal ve rafine olmayan bir cozum olabilir. Makarna konusunda sansim oldugunu sanmiyorum, o yuzden makarna makinasi aldim. Hic olmazsa yumurtali falan ev makarnasi yesinler diye. Ama henuz yapma firsatim olmadi, hafta sonu denemeyi dusunuyorum. Dedim ya, yedim kafayi bu saglikli beslenme isiyle diye…