>Gecen sene birlikte Sipadan’a gittigimiz arkadaslarin bu sene Raja Ampat’a gitmek istediklerini ogrendigimde, ne yapip edip iznimi o tarihlere ayarlamam gerektigine karar vermistim. Tunc yaninda misafiri oldugunda hep stresli, yorgun, endiseli olur. Hersey yolunda gitsin, guvenli, konforlu ve keyifli dalislar yapilsin, herkes istedigi fotografi cekebilsin, tatilin tadi damaklarda uzun sure kalsin diye surekli didinir durur. Hele de gidilen yer Raja Ampat gibi, dalis acisindan zorluk derecesi biraz daha yuksek bir yer olunca, stresinden cekilmez olur diye dusunuyordum ben. Ancak Sipadan grubumuz oyle tatli, uyumlu, kafadengi ve dalis becerileri ileri seviyede bir gruptu ki, onlarla gidilen bir turda olmanin hem benim, hem de Tunc icin daha keyifli olacagini dusunmustum ki, kesinlikle hakliymisim.
Arkadaslarimiz Endonezya’ya geldikleri ilk gunu Jakarta’da gecirdiler. Onlarla ve buradaki diger arkadaslarimizla birlikte bizde yemek yedik. Ertesi gun yola cikacak herkes heyecan icindeydi. Belli ki herbiri arastirmasini yapmis, belki butun yil boyunca oranin hayalini kurmustu ve ertesi gun gidecegimiz yerin ne kadar ozel ve heyecan verici oldugunun farkindaydi. O kuslar gibi hafif gecede, yatmadan once alacagimiz duslarin, geri donene dek, tatli su altinda alacagimiz son dus oldugunu bilmiyorduk tabii ki. Hatta bazilarimiz (ben) hevesle dus jelleri, sac sampuanlari, sac kremleri, sac joleleri almisti yanina. Oysa ki bir hafta boyunca tuzlu ve islak gezecektik, ama bilmiyorduk daha.
Umumi tuvaletler konusunda sorunlu biri olarak, beni en cok dusunduren konu odalarda tuvalet olmamasiydi. Tunc’un anlattigina gore tuvaletler odalarin disindaydi ve iki odaya bir tuvalet ve banyo dusecek sekildeydi, luks degildi ama temiz tutuluyordu. Banyolarda ise dus yoktu, Endonezya’da “mandi” denilen turden bir banyo vardi. Mandilerde banyonun bir kosesinde yaklasik 1, 3 metre boyunda, taban alani da 80cmX80cm civarinda olan bir su havuzu bulunuyor. Bu havuz suyla doldurulup, masrapayla su dokunme seklinde banyo yapilabiliyor. Bu anlatilanlar benim hic kafama yatmamisti, yanima bol bol antiseptik gel ve kozet kagidi almayi ihmal etmesem de, icten ice en buyuk derdim buydu. Tuvalet endisemin bu kadar bariz oldugunu ancak, Raja Ampat’a gidip eve her telefon edisimde Lara ilk once “anne, tuvalet buldun mu orada?” diye sordugunda anladim.
Herkesin endiseleri farkliydi tabii ki. Tunc’u gunlerce uykusuz birakan konu da Merpati havayollariyla ucacak olmamiz ve Sorong havalimaninin kotu sartlariydi. Ben ucaklardan anlamam, benim kriterim temizligi ve rahatligidir ki, gercekten de son bindigimiz Makassar-Sorong ucagi, koltuk aralarina yapistirilmis sakizlar, pirinc dokuntuleriyle dolu koltuklari ile simdiye dek bindigim en pis ucakti. Ancak Sorong’a inerken Tunc, „aaa, pisti isiklandirmislar, harika!“ diye sasirinca, isiksiz bir pist olabilecegini dusunemedigim icin onceki endiselerine hak verdim. Neyse ki, Garuda Havayollarinin yakinda Sorong’a ucacagini ogrendik ve bir daha geldigimizde Garuda ile ucabilecegimiz ihtimaline sevindik. Cocuklari bile getirirdik belki o zaman.
Arkadaslarimizdan bazilari yeni aldiklari kameralar ve housingleri ile ilgili endiseliydi. Housing su alacak miydi, kameralar sorunsuz calisacak miydi suyun altinda? Nitekim, bir housing su alarak bir adet yepyeni kameranin cope gitmesine sebep olunca, bu endiselerin de gayet yerinde oldugu anlasildi ilerleyen gunlerde. Bir arkadasimiz ise, gelmeden bir hafta once cok ciddi bir kulak iltahabi gecirmisti, hatta hala da gecirmekteydi. Kulagi acilacak miydi, dalabilecek miydi? Ya akintilar? Cok mu siddetliydi? Herkes kimde hangi guvenlik gerecinin oldugunu sorup ogreniyordu endise icinde. Kimde duduk, kimde isaret sosisi, kimde akinti kancasi vardi? Peki ya sivrisinekler? Nasil korunacaktik da sitma olmadan donecektik evimize? Ya bocekler? Saka degil ya yagmur ormaninin kiyisinda kalacaktik. Ya telefon sorununu nasil halledecektik? Ailelerle nasil haberlesilecekti? Gercekten Tunc’un dedigi gibi, sadece iskeledeki sagdan ikinci koltuktan mi telefon edebilecektik? Bu koltuk kac kisi alirdi ayni anda? Eger sadece Indosat cekiyorsa, yeteri kadar Indosat kontorumuz var miydi?
O gece herkes kafasinda bir suru soru isaretiyle ama heyecan icinde ayrildi birbirinden. Bazilari hic uyumadi, benim gibi uykucular ise kisa bir uyku cekip, sabahin 3’unde zar zor uyanip havalimanina dogru yola cikti. Macera basliyordu.